Türkiye Cumhuriyeti

Moskova Büyükelçiliği

Bilgi Notları

RF dış politikasına genel bakış, 07.01.2017


RF Devlet Başkanı Putin'in 30 Kasım 2016 tarihinde onayladığı bir kararnameyle RF Dış Politika Konsepti belgesi (anılan belgenin bir önceki versiyonu 15 Şubat 2013 tarihinde açıklanmıştı) güncellenmiştir. Önce Kremlin’in internet sayfasında Rusça yayınlanan, toplam 38 sayfa ve 108 maddeden oluşan güncellenen “RF Dış Politika Konsepti” belgesi, Dışişleri Bakanlığı'nın İngilizce internet sayfasında da (http://www.mid.ru/en/foreign_policy/news/- /asset_publisher/cKNonkJE02Bw/content/id/2542248 uzantısından erişilebilir) ahiren yeralmıştır.

Devlet Başkanı Putin, anılan Belge'nin kamuoyuna açıklandığı 1 Aralık tarihinde Parlamento'da yaptığı ulusal birlik konuşmasında, bir bakıma Belge'nin ana fikrine değinmek suretiyle, Rusya'nın çatışma ve düşman değil, barış ve dost/müttefik arayışında olduğunu, mamafih Rusya'nın ulusal çıkarlarının görmezlikten gelinmesine de müsaade etmeyeceklerini; ihtiyaç duyulduğunda ve talep edildiğinde bölgesel ve küresel sorunların çözümüne katkıda bulunmaya hazırlıklı ve bu bağlamda sorumluluklarının bilincinde olduklarını dile getirmiştir.

RF, son yıllarda, çok kutuplu, BM odaklı küresel yönetişim esasına dayalı bir dış politika izlemektedir. Rus dış politikası için öncelikli coğrafyalar sırasıyla, BDT coğrafyası,  Avrupa-Atlantik bölgesi ve  Asya-Pasifik bölgesi olarak sayılmaktadır.

BDT coğrafyası

Mezkur Dış Politika Konseptinde, Rusya’nın, Karadeniz ve Hazar Denizi bölgelerinde ortaklarıyla kapsamlı işbirliğine önem atfettiği; KEİ Şartı’na, amaçlarına ve prensiplerine bağlı olduğu; BDT entegrasyonunun güçlendirilmesine önem verdiği, BDT bünyesinde bölgesel işbirliğinin her alanda derinleştirileceği; Avrasya Ekonomik Birliğinin oluşturulmasının öncelikli bir hedef olduğu; BDT ülkeleriyle Afganistan kaynaklı Orta Asya ve Kafkasya’yı istikrarsızlaştırma potansiyeli taşıyan tehditlerle mücadele amacıyla güvenlik alanında işbirliğinin arttırılacağı; Rusya’nın Ortak Güvenlik Anlaşması Örgütü’nü (OGAÖ) eski Sovyet coğrafyasındaki modern güvenlik sisteminin en önemli unsuru olarak gördüğü ve örgütün bu rolünü güçlendirmeye çalışacağı, BDT Serbest Ticaret Bölgesi anlaşmasının uygulanmasını sağlayacağı bildirilmektedir.

Konseptte ayrıca, BDT bölgesindeki ihtilafların çözümü bağlamında, siyasi ve diplomatik çözüm arayışlarına uluslararası toplumun ortak çabalarıyla devam edileceği, bu ihtilafların çözümü için izolasyon değil, diyaloğun ön plana çıkarılacağı, Rusya’nın ihtilafların çözümü konusunda aktif bir rol oynamaya devam edeceği belirtilmektedir.

Avrupa-Atlantik Bölgesi

Dış Politika Konseptinde, Rusya’nın en önemli ekonomik ve ticari ortağının Avrupa olduğu,  Avrupa ülkeleri ve AB ile ilişkilerinin RF dış politikasının öncelikleri arasında yer aldığı,  Avrupa-Atlantik bölgesi bağlamında AB ile ilişkilere özel önem atfedildiği; Rus ekonomisinin modernizasyonu açısından Almanya, Fransa, İtalya ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesinin önem taşıdığı vurgulanmaktadır. RF için AB ile ilişkilerde temel hedefin Atlantik’ten Pasifik’e uzanan bölgede malların, sermayenin ve insanların serbestçe dolaşımını sağlayacak bir “tek alan” yaratılması olduğu ortaya konulmaktadır. Ayrıca, Rusya’nın, güney-doğu Avrupa’da kapsamlı ve pragmatik işbirliğini geliştirmeyi amaçladığı; Balkanların Rusya için stratejik önem taşıdığı (Avrupa’ya petrol ve doğal gaz sevkiyatı bakımından büyük bir ulaştırma ve altyapı merkezi olarak) ifade olunmakta; Rusya’nın Arktik bölgede çok yönlü uluslararası işbirliğinin geliştirilmesini amaçlayan proaktif ve yapıcı bir çizgi izlediği dile getirilmektedir.

ABD

Konseptte, RF’nin siyasasında uzun vadeli önceliğin, ABD ile ekonomik alanda somut bir temelin teşkili, pragmatizm ve çıkar dengesi üzerinde anlaşmazlıkların çözümü çerçevesinde istikrarlı ve öngörülebilir bir ilişkiler manzumesi geliştirilmesi olduğu kaydedilmektedir.

RF Devlet Başkanı Putin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çerçevesinde 28 Eylül 2015 tarihinde New York'ta ABD Başkanı Obama'yla biraraya gelmiştir.

Asya-Pasifik Bölgesi

Dış Politika belgesinde, Rusya’nın bölgedeki entegrasyon süreçlerine aktif bir şekilde katılacağı, Asya’da mevcut ihtilafların ve farklılıkların siyasi ve diplomatik yollardan uluslararası hukukun temel ilkelerine uygun olarak halledilmesi gerektiğine inandığı, bölgesel oluşumların Asya-Pasifik bölgesiyle işbirliğini faydalı bulduğu, bu kapsamda Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) bölgesel ve küresel konumunun güçlendirilmesine önem verdiği, Doğu Asya Zirvesini önemli bir platform olarak gördüğü, ASEAN, ASEAN Bölgesel Güvenlik Forumu, CICA ve benzeri örgütleri desteklediği bildirilmektedir.

Ayrıca belgede, Çin ve Hindistan ile dostane ilişkilerin geliştirilmesinin Rus dış politikasının ana yönelimlerinden biri olduğu, Rusya’nın Çin ile kapsamlı, eşitlik ve güvene dayalı bir ortaklık ve stratejik işbirliği tesis etmeye devam edeceği, işbirliğini her alanda aktif bir şekilde geliştireceği; Hindistan ile ayrıcalıklı stratejik ortaklık ilişkisi bulunduğu, RIC (Rusya-Hindistan-Çin) çerçevesinde diyaloğun geliştirilmesinin önem taşıdığı dile getirilmektedir. Her iki Kore ile iyi komşuluk ve çok taraflı işbirliğine dayanan dostane ilişkilerini koruyacağı, Japonya ile çok boyutlu iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi politikasını sürdüreceği, RF’nin Moğolistan ile geleneksel dostane ilişkilerini devam ettirme niyeti taşıdığı belirtilmektedir.

Diğer taraftan, mezkur konseptte Afganistan konusunda; bu ülkede süregelen kriz ve ülkeden yabancı askerlerin çekilecek olmasının Rusya ve diğer BDT ülkelerinin güvenliğine tehdit teşkil ettiği, Rusya’nın Afganistan, diğer ilgili ülkeler, BM, BDT, OGAÖ ve ŞİÖ ile diğer uluslararası kuruluşlar ve NATO-Rusya işbirliği çerçevesinde, ülkenin sorunlarına kalıcı çözümler bulunması için çaba sarf  göstereceği, bu çabaların önemli bir kısmını, terör ve uyuşturucu tehdidiyle mücadelenin oluşturduğu belirtilmekte, Rusya’nın BM himayesinde Afganistan ve komşularına yardım edilmesi için uluslararası çabaların yoğunlaştırılması çağrısında bulunulduğu vurgulanmaktadır.

 

Orta Doğu ve Kuzey Afrika

Konseptte, Rusya’nın, çok boyutlu diplomasi anlayışı ve çok kutuplu dünya düzeni hedefi çerçevesinde, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleriyle siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerini geliştirmeye önem verdiği bildirilmekte; RF’nin, ODBS’nin Madrid ilkeleri, Arap Barış Girişimi, “iki devletli çözüm” anlayışına dayanan Yol Haritası ve ilgili BM kararları doğrultusunda ilerlemesi gerektiğini savunduğu; Orta Doğu’da kitle imha silahlarından arındırılmış bölge tesis edilmesini destekleyeceği, İran nükleer programına ilişkin sorunun siyasi ve diplomatik çözümü için dengeli bir siyaset izleyeceği (karşılıklı adımlar temelinde diyalog), İslam dünyasıyla etkileşimi artırmak için İİT gözlemci üyeliği, AL ve KİK ile temaslarından faydalanacağı ifade edilmektedir.

Rusya'nın Suriye'de 30 Eylül 2015 tarihinde başlattığı hava operasyonları sonrasında yaşanan gelişmeler ülkemizce yakından takip edilmektedir. Rusya özellikle son dönemde Suriye'deki varlığını güçlendirmiştir.

Afrika Ülkeleri

Rusya’nın, Afrika ülkeleriyle geleneksel ve dostane siyasi,ekonomik ve insani bağlara sahip bulunduğu, binlerce öğrencinin Rusya’daki üniversitelerden mezun olduğu, birçok Rus uzmanın da Afrika’da çeşitli sektörlerde görev yaptıkları, başta Güney Afrika Cumhuriyeti olmak üzere bölge ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmeye çalışıldığı kaydolunmaktadır.

Latin Amerika

Latin Amerika ülkeleriyle karşılıklı faydaya dayalı işbirliğini sürdürdüğü, bunun da Rusya’nın Latin Amerika ülkeleriyle ilişkilerinin çeşitlendirilmesi için sağlam bir temel sunduğu; Latin Amerika ülkeleriyle işbirliğinin Rus dış politikasının ana ve gelecek vaad eden konularından biri olduğu belirtilmekte; Latin Amerika’daki CELAC (Community of Latin American and Caribbean States), UNASUR (Union of South American Nations), Mercosur  (Common Market of the South), ALBA (the Bolivarian Alliance for the Peoples of Our America), SICA (Pacific Alliance, the Central American Integration System)  CARICOM (Caribbean Community) gibi örgütlerle işbirliğine açık olduğu söylenmekte; Rusya ve Arjantin ilişkilerinin yüzyılı aşan bir geçmişi bulunduğu ve iki ülkenin yakın ilişkilere sahip oldukları, Arjantin’in Latin Amerika’da Rusya’nın ana stratejik ortağı olduğu; Brezilya’nın da RF’nin bölgede önemli ortaklarından biri olduğu ve Rusya-Brezilya arasında uzun süredir devam eden dostluk, karşılıklı saygı ve güven ilişkileri bulunduğu bildirilmektedir. Geleneksel ve güçlü dostluk ilişkilerine sahip olduğu Küba’nın Moskova’nın bölgedeki bir diğer önde gelen ortağı olduğu ifade edilmektedir.

Uluslararası Örgütler

RF; BM, AK, AGİT, NATO ve İİT  gibi uluslararası kuruluşlara ve bunlarla (bu örgütler kapsamında) işbirliğine önem atfetmektedir. RF’nin önem verdiği diğer uluslararası oluşumlar olarak G-20, BRICS, ŞİÖ ve Rusya-Hindistan-Çin platformu da belgede sayılmaktadır.

Devlet Başkanı Putin, son olarak 26 Aralık 2014 tarihinde Rusya'nın yeni Askeri Doktrini'ni onaylamıştır. RF'nin yeni askeri doktrininde nükleer silah kullanımı ihtimalinin bir önceki doktrine göre daha da azaltıldığı görülmekte; bununla birlikte NATO ve ABD'nin temel güvenlik tehditleri arasında yer almaya devam ettiği anlaşılmaktadır.

RF Devlet Başkanı Putin, 9-10 Şubat 2015 tarihlerinde Mısır'ı, 11-12 Şubat 2015 tarihlerinde Belarus'u ve 17 Şubat 2015 tarihinde ise Macaristan'ı ziyaret etmiştir.

Putin, Belarus ziyareti çerçevesinde Normandiya Formatında Ukrayna, Fransa ve Almanya liderleriyle biraraya gelmiş olup, görüşmelerin ardından Doğu Ukrayna'daki çatışmaların durdurulmasını teminen Minsk-2 Anlaşmasına imza atılmıştır. Sözkonusu ziyaretin öncesinde ise Almanya Şansölyesi Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, 6 Şubat 2015 tarihinde Moskova'da Putin'le biraraya gelerek üçlü bir Zirve gerçekleştirmişlerdi.

Putin, 2015 yılı Eylül ayında, 10 yıl aradan sonra ilk kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısına katılmış, ABD Başkanı Obama dahil olmak üzere birçok Liderle biraraya gelmiştir. Putin ayrıca, 15 Kasım 2015 tarihinde Antalya'da gerçekleştirilen G-20 Liderler Zirvesi'ne de katılmıştır. 

Mevcut dönemde AB'den ayrılma süreci, NATO Varşova Zirvesi, Suriye'deki iç savaş Rus kamuoyunun yakınen izlediği konulardır.

Ülkemizle RF arasındaki ikili siyasi ilişkiler bakımından ise, 23 Eylül 2015 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımız Moskova'yı ziyaret etmiş ve Devlet Başkanı Putin'le görüşme gerçekleştirmiştir. Liderler Antalya'da 15-16 Kasım 2015'te düzenlenen G-20 Zirvesi çerçevesinde de bir görüşme yapmışlardır.

Ülkemizin hava sahasını ihlal eden bir Rus uçağının düşürülmesiyle birlikte ilişkilerde yeni bir dönem başlamıştır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın 27 Haziran 2016 tarihinde kamuoyuna açıklanan RF Devlet Başkanı Putin'i muhatap mektubu ikili ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcına işaret etmiştir.

Keza, Sayın Bakanımız 1 Temmuz 2016 tarihinde Soçi'de yapılan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısına katılarak, RF Dışişleri Bakanı Lavrov'la ikili ilişkileri bütün yönleriyle ele alan görüşmeler yapmıştır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın 9 Ağustos'ta St. Petersburg'u ziyareti ve RF Devlet Başkanı Putin'le biraraya gelmesi, keza Devlet Başkanı Putin'in 10 Ekim 2016 tarihinde Dünya Enerji Kongresi vesilesiyle ülkemizi ziyaret etmiş olması, ikili ilişkiler bakımından son derece önemli gelişmeleri teşkil etmiştir. 

Sayın Başbakanımızın beraberinde 7 Bakanımızla birlikte 5-7 Aralık 2016 tarihlerinde gerçekleştirdiği RF ziyareti normalleşme sürecine ivme kazandırmıştır. Karşılıklı ve düzenli olarak gerçekleştirilen üst düzeyli ziyaret ve temaslar vesilesiyle normalleşme süreci hızla ilerletilmektedir.